Bir ilana başvurdunuz. Hiçbir dönüş olmadı. Aradan altı hafta geçti, ilan hala aynı yerde duruyor ve üstelik "yeni yayınlandı" etiketi taşıyor.
Bunu bir kez yaşamak tesadüf olabilir. Sürekli yaşıyorsanız muhtemelen hayalet ilanlarla karşılaşıyorsunuz. Sorun sizin başvurunuzda değil, ilanın kendisinde.
Hayalet ilan nedir?
Hayalet ilan, arkasında gerçekten açık ve doldurulmayı bekleyen bir pozisyon olmayan iş ilanıdır. Tek bir türü yok, birkaç farklı hali var ve hepsi sizin için aynı sonuca çıkıyor: başvurursunuz, karşılığında hiçbir şey olmaz.
- Hiç var olmamış pozisyon. Amaç aday havuzu biriktirmek, piyasadaki maaş beklentilerini ölçmek ya da doğrudan veri toplamaktır. İlan gerçek bir ihtiyaca değil, bir merak veya arşiv isteğine dayanır.
- Çoktan dolmuş pozisyon. İş sahibini buldu ama ilan kaldırılmadı. Bazen unutulur, bazen "elimizde yedek aday dursun" diye bilerek bırakılır.
- Sürekli açık ilan. Şirketin dönemsel olarak eleman aldığı roller için yıl boyunca yayında tutulan ilanlar. Bir gün gerçek olabilir, ama bugün değildir ve ne zaman olacağı belli değildir.
- Usul gereği açılan ilan. Pozisyon içeriden birine sözlü olarak verilmiştir, ancak süreç şeffaf görünsün diye ilan yayınlanır. Değerlendirme baştan bitmiştir.
Bu türlerin hiçbiri sizi ilandan bakarak uyarmaz. Ama hepsi arkasında iz bırakır.
Başvurmadan önce bakılacak işaretler
Tek bir işaret tek başına kanıt değildir. Üç dördü bir arada duruyorsa dikkat edin.
- Yayın tarihi ile ilanın yaşı tutmuyor. "3 gün önce yayınlandı" yazıyor ama aynı ilanı iki ay önce de görmüştünüz. Yeniden yayınlama, ilanı listelerin başına taşımanın en kolay yolu ve aktifmiş hissi vermenin de.
- Pozisyon tanımı fazla geniş. Tek ilanda hem yeni mezun hem sekiz yıl deneyimli aranıyorsa, ya rol netleşmemiştir ya da ilan gerçek bir kadro için açılmamıştır. Gerçek bir açık pozisyonun sınırları bellidir, çünkü bütçesi ve yöneticisi bellidir.
- Şirket adı yok. "Sektöründe lider bir firma" ifadesinin meşru kullanımları vardır, ama isimsiz ilanların doğrulanabilir hiçbir yanı da yoktur. Kime başvurduğunuzu bilmiyorsanız, başvurunuzun nereye gittiğini de bilemezsiniz.
- İlan metni kopyala yapıştır duruyor. Aynı cümleleri farklı şirketlerin ilanlarında görüyorsanız, ilan büyük ihtimalle bir şablondan üretilmiştir. Şablon ilan, üzerinde düşünülmemiş ilandır.
- İstenen belge miktarı ilk adım için fazla. Henüz kimse sizinle konuşmadan kimlik bilgisi, referans telefonları veya ayrıntılı maaş geçmişi isteniyorsa, amaç değerlendirme değil toplama olabilir.
- Aynı ilan birden çok platformda farklı tarihlerle duruyor. Kaynakta tek bir ilan varken tarihlerin tutmaması, ilanın otomatik olarak dolaştırıldığını gösterir.
- İletişim yalnızca form. İlanda tek bir insan adı geçmiyorsa, süreçte sizi savunacak bir muhatap da yok demektir.
Beş dakikalık kontrol
Başvuru butonuna basmadan önce şunları yapabilirsiniz. Uzun sürmez ve çoğu zaman yeter.
- İlan başlığını tırnak içinde aratın. Aynı metin kaç yerde, hangi tarihlerle çıkıyor?
- Şirketin kendi kariyer sayfasına bakın. İlan orada da var mı? Yoksa, o ilan şirketin öncelikli işi değil.
- Şirketin son üç aydaki paylaşımlarına bakın. Ekip büyüyor mu, küçülüyor mu?
- Pozisyonun bağlı olduğu birimde çalışan birini bulun. Böyle bir arayış olup olmadığını bilen tek kişi odur.
Son madde en zoru ama en belirleyicisi. Bir ilanın gerçek olup olmadığını en hızlı, o şirkette çalışan bir insan söyler.
Her sessizlik hayalet ilan değil
Burada bir uyarı gerekiyor, yoksa yazının sonunda her ilana şüpheyle bakan birine dönüşürsünüz ve bu da işinize yaramaz.
Gerçek pozisyonlar da yavaş ilerler. Bütçe onayı gecikir, işe alım yapan yönetici izne çıkar, süreç başka bir önceliğe takılır, ilk turdaki adaylardan biri süreci uzatır. Bunların hiçbiri ilanın sahte olduğu anlamına gelmez.
Ayrımı şuradan yapabilirsiniz:
- Yavaş süreçte iletişim vardır, geç gelir. İki hafta sonra da olsa bir dönüş, bir otomatik bilgilendirme, bir "değerlendirmemiz sürüyor" mesajı gelir. Hayalet ilanda hiçbir şey gelmez.
- Yavaş süreçte ilan bir noktada kapanır. Aylarca aynı ilanın yeniden yayınlanması, süreç yavaşlığıyla açıklanamaz.
- Yavaş süreçte muhatap bellidir. Bir kez konuştuysanız, karşınızda gerçek bir isim vardır ve o isme dönebilirsiniz.
Başvurdunuz ve ses yoksa
Bir hafta beklemek erken, iki ay beklemek geç. Yaklaşık on gün sonra tek bir kısa takip mesajı makul.
Mesaj kısa olsun ve tek bir şey sorsun: sürecin devam edip etmediği. Uzun bir hatırlatma metni yazmayın, kendinizi yeniden tanıtmayın. Cevap gelirse süreç gerçektir. İkinci mesajınıza da cevap gelmiyorsa, o ilanı kapatın ve enerjinizi başka yere aktarın.
Takip mesajı atarken en büyük hata, ilan formunun üzerinden yazmaktır. Aynı kutuya düşer ve aynı şekilde okunmaz. Şirkette bir isme ulaşabiliyorsanız takip oraya gitmeli.
Şirketler bunu neden yapıyor?
Çoğu zaman kötü niyet değil, düzensizlik. İlanı açan kişi ile süreci yürüten kişi farklıdır, ilan kapatma kimsenin sorumluluğunda değildir ve açık ilan kimseye bir maliyet çıkarmaz.
Bir kısmı ise bilinçlidir. Sürekli açık ilan, şirkete "her an aday bulabilirim" rahatlığı verir. Bu rahatlığın bedelini başvuran kişi öder, ama o bedel şirketin tablosunda hiçbir yerde görünmez.
Bunu bilmek işinizi kolaylaştırıyor, çünkü olayı kişisel almanızı engelliyor. Dönüş alamamanız çoğu zaman sizinle ilgili bir yargı değil, kimsenin bakmadığı bir kutuya düşmüş olmanızla ilgili.
Emin olamıyorsanız
Her belirsiz ilanı elemek zorunda değilsiniz. Ama başvurunuzun maliyetini ayarlayabilirsiniz.
Şüpheli bir ilana genel bir CV ile on dakikada başvurun. Gerçekliğinden emin olduğunuz bir ilan için ise oturup ilana özel bir metin yazın. Yanlış olan, her ilana aynı emeği vermek. Kırk başvuruya tek tek uyarlanmış ön yazı yazan biri, on beşinci başvurudan sonra hem yorulur hem de kalitesi düşer.
Bir de şu var: dönüş alamadığınız her başvuru sizde bir iz bırakıyor. Kendi CV'nizden şüphe etmeye başlıyorsunuz. Oysa hayalet ilana yapılan başvuruya kimse dönmez, çünkü dönecek kimse yoktur. Bu ayrımı kurmak, iş arama sürecinde moralinizi koruyan şeylerden biri.
Meselenin özü
Hayalet ilan bir dolandırıcılık değil, çoğu zaman bir ihmal. Ama sonucu sizin zamanınızdan çıkıyor.
Bu yüzden ilan panosuna bakarken sorduğunuz soruyu değiştirmek işe yarıyor. "Bu pozisyon bana uygun mu?" yerine önce "Bu pozisyon gerçekten var mı?" diye sorun. İkinci sorunun cevabını bulmanın en kısa yolu da genellikle bir insana ulaşmaktan geçiyor.
Bir ilanın arkasında gerçek bir ihtiyaç olup olmadığını bilen kişi, o ilanı yazan sistem değil, o ekipte çalışan insandır.
